2 Mar 2012

Nehir Erdoğan, şüphe ve maydanozlu köfte


Evet başlık bana da karışık geldi ama telaşa mahal yok. Durumu tek tek izah edeceğim. Bildiğiniz üzere uzun zamandır uyku ile aram yok. Günde 2 bilemedim 3 saat deliksiz uyku ile idare ediyoruz. Hal böyle olunca gündüz düşleri ve gece kabusları görmek kaçınılmaz oluyor. Takriben 5 sularında uykuya dalma gafletinde bulunmamla başladı kabus. Önce bana göre sıradan size göre saçma bi dolu lüzumsuz şey gördüm. Cüneyt Özdemir ile montaj yaptım, oradan çıkıp manava gittim ( manav benimmiş ) maydanoz aldım ( bakınız başlık ile ilişki ) ve işte aksiyon bundan sonra başladı. Eve bisikletle geldim ve kapıda eşimin arabasını gördüm. İlk akla gelen klasik Türk filmi kafası ile bu adamın bu saatte evde ne işi var şüphesi ??? Ama ben daha çok ben bisiklete binerken o niye araba kullanıyor kısmına takılmış vaziyette eve doğru sık ve kararlı adımlarla ilerledim. Evet cümleleri lüzumsuz uzatıyorum haklısın ama biraz gerilim yaratmam lazım. Zira yaşadığım gerilimin sana da geçmesini arzu ediyorum. Derken derken eve girmemle Peluş'un ( evde köpek varmış, hani hep olur, hayvan hisseder, huzursuz davranır ya) üstüme atlaması bir oldu. Peluş ki kendisi rüyada yılışık bi hayvan çeşidi. Yani atlama eylemi çok enteresan değil ama boynundaki yabancı kadın kokusunu almamla hikayenin gerilim dozu artar. Millet kocasının koynunda, gömleğinde yakalar kokuyu, ruju, ben gittim hayvanın boynundan aldım. Neyse efendim odalara doğru ilerlememle salonda Nehir Erdoğan'ı gördüm. Mutfaktada sevgili kocamı.. Önce bi televizyonun tozuna takıldı gözüm. Temizlikçi yarın gelecek tüh keşke yarın gelseymiş dedim. Adam mutfakta kahve yapıyor, bi çeşit misafirperver tutumu içinde ama kadınlık hormonlarımın devreye girmesi ile birlikte rengim değişiverdi, sen bana bu durumu izah edecek kelime bulabilir misin artık ? Görüntüyü hafızaya aldığım an itibari ile Nehir'e dalmam bir oldu. Kadına şiddete hayır diyen bunun için elli tane proje çalışan bir hatun kişi olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki bu gibi durumlarda dayak cennetten çıkma olabiliyor. Hatta olmalıdır. Kendimi bu fikre dakikada inandırarak Nehir'i parçık pinçik evden attım. Sıra geldi esas oğlana ve ve işte o anda Çınar'ın müstesna ağlaması ile uyandım. Karşımda sevgili kocamı giyinirken buldum. Bir an rüya ve gerçek arasındaki bağlantıyı kuramadım. Yer yatak odası, adam giyiniyor, Nehir nerede diye aklımdan geçirmeye başlamışken kendime geldim..

Sevgili okur, işte ben böyle rüyalar gören, ki bu en normallerinden biri, pekmezi peynirle yemekten hoşlanan, seri ilanları okuyan, 3 noktayı samimiyetsiz bulan, en sevdiği meyve ananas olan bi insanım. Hayır bil bunları öyle oku beni. Merak ediyorsan akşama maydanozlu köfte var. Tv de bi Nehir Erdoğan filmine de rastlarsak tadından yenmez..

ps; temsili resmin hissiyatımla ilgisi bulunmamaktadır!!!