6 Mar 2012

Sağlık ki o en güzel..


Çınar hakkında çok yazmam, hamileliğim süresince blog yazmamam da bundan. Çocuğu ve kocası dışında konuşacak konusu olmayan veya konuşmayan kadınlara gıcığım vardır. Gel gör ki bugün yazacak başka hiçbir konum yok. Olamıyor. Küçük sıpayı yoğun baskılar sonucu 2 aylık sünnet ettirdik. Annenin karda kışta sünnet olmaz serzenişlerine rağmen karlı bir kış günü çırılçıplak ameliyathaneye giren Çınar, bronşit başlangıcı ile çıktı maalesef. Pipi hala yara, ilaçlardan pişik oldu, altını bile alamıyoruz. Dün doktor yatırmamız gerekiyor deyince ağır bir grip geçiren anne olduğu yere yığıldı. Ki bu anne yolda boynuna parça girmiş adama turnike yapmış bi kadındır. Soğukkanlılığı ve dirayeti ile bilinir.. Doktor, hastane, hasta fobisi yoktur. Ya da Çınar'a kadar biz öyle biliyoruzdur.. Anne servis dışı kalınca babamız koştu yetişti imdadımıza. Anneyi bi yatağa, bebeği diğer yatağa yatırdı. Bi ona ilaç, bi bana, bi ona ilgi, bi bana.. Anne perişan kolunu kaldıramaz, kuzusunu saramaz. Gözü kulağı onda. Annesine bile emanet edemez hakkınca.

Geçecek. Allah dermansız dert vermesine inanlardanım. Sağlık en mühim.. Hep derim, hep diyeceğim. Şu an senin için bi anlamı olmayabilir. Parayı, kariyeri, aşkı daha önemsiyor olabilirsin. Sağlık önceliğin değildir, yazdıklarım klişe de gelebilir. Ama gerçek bu, dilerim bu gerçeği tez zamanda öğrenirsin. Yazının özeti bu'dur..

ps; yazarken kendimden 1.ve 3.tekil şahıs olarak bahsetme karmaşıklığım için peşinen özür dilerim. Ben senin bir disleksiyi sevebilme ihtimalini sevdim.

fotoğraf; alison tyne