13 Şub 2012

Aferin Damla



Cuma'nın Perşembe'den farkı olmadığı günler oluyor. Gece-gündüz, iyi-kötü algım karışıyor... Yine de ve iyi ki hala küçücük şeylerle avunan bir kalbim var. Pazar gazetelerini ancak Çarşamba bitirmek ya da harlı ateşte pişirilen kahve bile inanılmaz mutlu ediyor. Oysa çok değil 3-5 ay önce gazetemi benden önce okuyan olursa el sürmeyen, kahveyi kısa ateşte pişmezse içmeyen biriydim ben. Hayata şükretmeyi 28 yaşında bile olsa öğrenmiş olmak öyle güzel ki..


Evet hala kötü şeyler oluyor, tatsız haberler geliyor, aklım bazen yaşananları anlamaya yetmiyor ama şükrediyorum. Her gece ettiğim dualara yenisini ekliyor, her sabah güneşin doğduğunu görünce derin bir oh çekiyorum. Bu yazı kendime aferin demek için. Beni bu aferinler parlatıyor...